Ağzını bıçak açmamak
Üzüntüsünden söz söyleyecek durumda olmamak.
Kırgınlıktan, üzüntüden ya da herhangi bir sebepten ötürü söz söyleyecek durumda olmamak.
"Boşuna uğraşma, evin...
Bolluğun, verimliliğin kalmaması, sona ermesi.
"Yanımıza geldiği günden beri evin beti bereketi kalmadı."
Üzüntüsünden söz söyleyecek durumda olmamak.
Kırgınlıktan, üzüntüden ya da herhangi bir sebepten ötürü söz söyleyecek durumda olmamak.
"Boşuna uğraşma, evin...
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Bir şeyi bulmak için aramadık yer bırakmamak.
"Evin altını üstüne getirdik ama tabancayı bulamadık."
Söz ve davranışlarıyla çevreyi birbirine düşürmek,...
Bir kişinin (her iki anlamıyla) gittiği yoldan gitmek.
Bir işi sona erdirmek için aralıksız çalışmak.
Sona erdirilmek, bitirilmek.
Birini gözden ayırmayarak arkasından gitmek.
Bir işi sona erdirmek için çok sıkı çalışmak.
"Arkasına düşmezsen nasıl elde edeceksin o evi?"
Bir işi bitirmek, sona erdirmek.
Başladığı işi sürdürüp sona erdirememek, sonuçlandıramamak.
"Ne tembel adamsın, şu işin arkasını getiremedin hâlâ!"
Daha sonradan geldiği bir yere ya da karıştığı bir işte eskiden beri bulunan bir kişinin yerini almaya çalışmak.
"Şu densize bak hele, dağdan gelip bağdakini...
Başından beri, öteden beri, ilk zamandan beri, kendimi bildiğimden beri.
"Oldum bittim kızarım bu adamlara."
Oldukça uzun zamandan beri, eskiden beri.
"Öteden beri sevmem ben onu."
İşitmedik kimse kalmadı, hemen herkes işitti, duymayan kalmadı.
"Haklarında çıkan dedikoduyu sağır sultan bile duydu ama siz duymadınız öyle mi?"