Aceleye gelmek
Çabuk yapıldığı için gereken özen gösterilmemiş olmak.
Beklenen işi görmeye yetmemek, çabuk biter olmak.
Çabuk yapıldığı için gereken özen gösterilmemiş olmak.
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
Her işi yolunda olmak, davranışları için bir engel bulunmamak.
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.
"Adam burnundan soluyor, sakın üstüne gitme, yoksa konuştuğuna pişman...
Soysuz ve namussuz olmak.
"Bu yürek yakıcı işi yapmak için çiğ süt emmiş olmak gerek."
İlgiyi kesmek, uğraşmaz olmak, söz konusu işi yapmaz olmak.
"O defteri kapadık biz, artık soru sormayın.
Ortadan kaybolmak.
Durumu, düzeni, işi bozulmak. Kötü olmak.
"Çabuk duman ol buradan, gözüm görmesin seni!"
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
İşi çok uygun ve iyi olmak.
"O konuşmayacak da ben mi konuşacağım, işi tıkırında adamın."
Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.
"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."