Ağırdan almak
Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
İşi çok uygun ve iyi olmak.
"O konuşmayacak da ben mi konuşacağım, işi tıkırında adamın."
Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
Çok genç ve deneyimsiz olmak.
Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
İşi çok iyi, istediğine uygun bir biçimde almak.
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
Bir konuda yapacağı çok az şeyi olmak.
Dayanacak pek az gücü kalmak.
"Bir atımlık barutu kalmış, hâlâ ben yaparım o işi diyor."
İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.
"Adam burnundan soluyor, sakın üstüne gitme, yoksa konuştuğuna pişman...
İleriyi görememek, meydana geleceği açık olanı görememek.
Çok sarhoş olmak.
Çok dikkatsiz ve dalgın olmak.
"Sen ki burnunun ucunu göremeyen bir adamsın,...
Soysuz ve namussuz olmak.
"Bu yürek yakıcı işi yapmak için çiğ süt emmiş olmak gerek."
Bir şeyi yapmayı düşünmek, olmasını istemek, o şeyi düşünür olmak.
"Ben de o işi yapmayı gönlümden geçirmiştim."
Zamanın çok hızlı geçip gitmesi.
Bol bol gelmek ya da gitmek (para, yiyecek vs.).
"Para su gibi akıyor, o harcamayacak da ben mi harcayacağım?"
Bir işi yapmak için çok zahmet, zorluk çekmek.
Çok terlemek.
"Bu işi başarmak için az ter dökmedi."