Deyimler
İletişim

"Aceleye gelmek" deyiminin anlamı nedir?

Çabuk yapıldığı için gereken özen gösterilmemiş olmak.

Aceleye gelmek deyimine benzer deyimler

Allah versin

Dilenciyi savmak için

"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.

İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...

Allah versin

Aslı faslı olmamak

Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.

Aslı faslı olmamak

Başa güreşmek

Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.

En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.

"Takımımız öteden beri başa...

Başa güreşmek

Başını taştan taşa vurmak

Fırsatı kaçırdığı için çok pişman olmak, çaresiz kalarak kahırlanmak.

"Zamanında eve gidip hasta çocuğu doktora götürmediği için başını taştan taşa vuruyordu."

Başını taştan taşa vurmak

Burnundan solumak

İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.

"Adam burnundan soluyor, sakın üstüne gitme, yoksa konuştuğuna pişman...

Burnundan solumak

Çiğ süt emmiş olmak

Soysuz ve namussuz olmak.

"Bu yürek yakıcı işi yapmak için çiğ süt emmiş olmak gerek."

Çiğ süt emmiş olmak

Dünyadan elini eteğini çekmek

Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.

"Bizim...

Dünyadan elini eteğini çekmek

Kırk dereden su getirmek

Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.

"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...

Kırk dereden su getirmek

Moda olmak

Yaygın duruma gelmek, gözde olmak, beğenilir ve arzu edilir olduğu için yapılır olmak.

"Saçları kısa kestirmek bu yıl moda oldu."

Moda olmak

Ömür çürütmek

Uzun süre bir şey için emek vermiş olmak, ya da boşuna zaman harcamış olmak.

"Bu ev için bir ömür çürüttüm ben."

Ömür çürütmek

Yanıp tutuşmak

Elde etmek için güçlü bir istek duymak, elde edemediği için de büyük üzüntü içinde olmak.

Kuvvetli bir aşkla sevmek.

"Bakan olmak isteğiyle yanıp tutuşuyordu."

Yanıp tutuşmak