Allah versin
Dilenciyi savmak için
"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...
Çabuk yapıldığı için gereken özen gösterilmemiş olmak.
Dilenciyi savmak için
"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.
En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.
"Takımımız öteden beri başa...
Fırsatı kaçırdığı için çok pişman olmak, çaresiz kalarak kahırlanmak.
"Zamanında eve gidip hasta çocuğu doktora götürmediği için başını taştan taşa vuruyordu."
Yaşamak için çok şeye gerekseme duymamak, pek az şeyle yetinir olmak, kanaatkar olmak.
İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.
"Adam burnundan soluyor, sakın üstüne gitme, yoksa konuştuğuna pişman...
Soysuz ve namussuz olmak.
"Bu yürek yakıcı işi yapmak için çiğ süt emmiş olmak gerek."
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.
"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...
Yaygın duruma gelmek, gözde olmak, beğenilir ve arzu edilir olduğu için yapılır olmak.
"Saçları kısa kestirmek bu yıl moda oldu."
Uzun süre bir şey için emek vermiş olmak, ya da boşuna zaman harcamış olmak.
"Bu ev için bir ömür çürüttüm ben."
Elde etmek için güçlü bir istek duymak, elde edemediği için de büyük üzüntü içinde olmak.
Kuvvetli bir aşkla sevmek.
"Bakan olmak isteğiyle yanıp tutuşuyordu."