Aklı başından gitmek
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
"Benden günah gitti."
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Nereye gideceğini bildirmeden, izin almadan gitmek.
"İçine düştüğü sıkıntıdan kurtulamayan adam başını alıp gitti."
Kimsenin yardımı olmayacağı anlaşıldığından içinde bulunduğu güç durumdan kurtulma yolunu kendisi aramak.
Kimsenin yardımı olmadan kendi işini kendi yapmak,...
Tek isteğim, benden uzak olmasıdır. En yüksek aşamaya ulaşsa bile onunla ilişkimi sürdürmek istemem. Kendisini kıskanmam da.
Meğer benden çok sen istermişsin.
Kötü karşılamak, utanç verici bulmak, ayıp saymak.
Ayıp saymak, kötü karşılamak, kendisine yedirememek.
"Senin yaptığın iş adamın çok betine gitti."
Belirli bir sanat ya da iş sahibi olmak.
"Şu yaşa geldin ama bir baltaya sap olamadın gitti."
Suç, günah olduğunu düşünmeden arka arkaya kötü işler yapıyor.
"Bir olayın şimdilik bilinmeyen bir yönünün bulunması, anlaşılamayan bir sebebin aranması" durumunu anlatmak için kullanılır.
"Polis, bunda bir iş var diyerek...
Nefesini kullanarak sümüğünü burnunun yukarısına, geri çekmek.
Yoksun kalmak, umduğunu bulamamak, istediğini elde edememek, gayesine ulaşamamak.
"Müdürün...
Savuşmak, bırakıp gitmek, kimseye danışmadan ayrılmak.
"Aradığını bulamayınca çekip gitti."
İşin en güç, en önemli, en büyük kısmı bitti, kalanı önemsizdir.
"Ha gayret çocuklar, çoğu gitti azı kaldı."