Aslan payı
Bir paylaşmada en büyük pay.
Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.
Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.
Tek isteğim, benden uzak olmasıdır. En yüksek aşamaya ulaşsa bile onunla ilişkimi sürdürmek istemem. Kendisini kıskanmam da.
Bir paylaşmada en büyük pay.
Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.
Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.
Bile bile aldınmış görünme, öyle gerektiği için kötü bir durumu kabullenme.
"Ağaçları kesmesine bile bile lâdes dedim."
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Bir şeyin en önemli noktası, en mühim unsuru; bir şeyin yaşaması için en önemli araç.
"Babam evin can damarıdır."
Bir işin en önemli noktası üzerinde durmak, ya da bir şeyin en duyarlı noktasını açığa çıkarmak.
"Adamın en sonunda can damarına bastılar, zararı da kendileri...
İşin en güç, en önemli, en büyük kısmı bitti, kalanı önemsizdir.
"Ha gayret çocuklar, çoğu gitti azı kaldı."
En küçük sevinç ya da üzüntü karşısında hemen ağlayıveren, gözyaşlarını tutamayan.
"Senin kız da amma gözü sulu biriymiş."
Bir kimseye, zarar verebilecek en ufak davranıştan bile kaçınmak.
"İnan anne, kılına bile dokunmadım kardeşimin!"
Bir durum karşısında en küçük bir tepki bile göstermemek, ilgisiz kalmak, harekete geçmemek.
"Onca insan üstüme yürüdü ama o kılını bile kıpırdatmadı."
Suyun çıktığı yer, kaynak.
En çok yarar sağlanacak yer.
Bir iş için en önemli, iş en son kendisinde bitecek kişi, mevkii.
"Yorgun bedenlerini suyun başındaki...
Hiç ilgisi yok, en ufak benzerliği bile yok.
"Sen kardeşini bir görsen, bu onun yanından bile geçmemiş."
Az da olsa, en ufak bir şey de olsa vermemek.
"Ona bu mirastan zırnık bile koklatmayacağım."