Açık seçik
Çok açık ve belirli olarak.
Belirli, başlıca.
Önemli.
Çok açık ve belirli olarak.
Önemli, değerli kimselerle görüşür olmak, onlar arasına karışmak.
Daha önce toplumda önemli bir yeri yokken artık kendisine değer ve önem verilir bir kişi olmak.
Açık olarak söylememek, belirli konuşmamak.
"Lütfen lafı ağzında geveleme de ne söyleyeceksen söyle, çok işim var."
Pek önemsiz olan varlığını, uğraşı alanını, ne denli önemli gösteriyor, ne denli güç başarılır bir iş sayıyorsun.
Nikah kıyılmadan önce, evlenecek kimselerin durumunu (ya da başka bir konuyu) yazılı olarak, herkesin görebileceği yere asmak.
Evlenecek kimselerin nikâhtan...
Bulunduğu dereceden, mevkiden, önemli görevden daha aşağı bir yere inmek veya alınmak.
"Aklını başına toplamazsan adamı işte böyle attan indirip eşeğe...
Bir şeyin en önemli noktası, en mühim unsuru; bir şeyin yaşaması için en önemli araç.
"Babam evin can damarıdır."
Bütün işlerin çözümlenmesi ona bağlı olan önemli unsur, üzerinde durulması gereken en önemli nokta, makam veya yer.
(Bir şey) unutulmaması için işaret koymak.
Önemli bularak üstünde durmak, dikkate almak, önemli şeyler arasında saymak.
"Bu ata sözüne bir mim koy, dedi...
Bir oyunda rol almak.
Bir işte önemli katkısı olmak, etkisi bulunmak.
"Bu işin gerçekleşmesinde onun da önemli rolü oldu."
Oldukça önemli, ciddi bir şeyi açıktan söylemeyip şaka yollu söylemek.
Önemli bir meseleyi şaka yaparak geçiştirmek.
"İşi şakaya getirip unutturmaya kalkma...