Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister
Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.
Uzun zaman önceki durumunda kalıp hiçbir ilerleme göstermemek, yerinde saymak.
Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.
Seyrek olarak,
"Ara sıra".
Seyrek olarak, ara sıra, zaman zaman.
Seyrek olarak, zaman zaman, arada bir, ara sıra.
Çok yiğit, hiçbir şeyden korkmayan.
Yılmaz, hiçbir şeyden korkmayan, yiğit, kahraman,"Aslan yürekli Mehmetçik düşmanı çil yavrusu gibi dağıttı."
Hiçbir şeyde...
Bir şeyin değerini kaybetmesi.
Yalvarır duruma gelmek.
İşe ilgisiz ve yetkisiz kimseler karışır olmak.
"Sevinmeyin boşuna, bu işi ayağa düşürmeyeceğim hiçbir...
Önem verilecek şeyleri hiçe saymak, çiğnemek.
Önem verilmesi gereken şeyleri hiçe saymak, çiğnemek.
"Babasının onun için verdiği emekleri ayaklar altına alarak...
İçinden çıkılması zor bir işi birine musallat etmek.
"Bu işi benim başıma dolayanlar, dilerim hiçbir zaman onmazlar!"
Kimi zaman umut keserek, kimi zaman umut besleyerek, güç koşullar içinde.
Kötü karşılamak, utanç verici bulmak, ayıp saymak.
Ayıp saymak, kötü karşılamak, kendisine yedirememek.
"Senin yaptığın iş adamın çok betine gitti."
(Şaka sözü) Öyle uzun uzun düşünüp tasalanacak ne var?
Aradan epeyce bir zaman geçtikten sonra.
"Gel zaman git zaman bu ikisi beraberce yaptılar bu evi."
Boyu uzun olan.
Uzun süre.
Derinlemesine, ayrıntılarıyla.
"Meselenin üzerinde öyle uzun boylu durmadık."