Adam yerine koymak
Değeri olmadı halde değer ve önem vermek.
Azına çoğuna önem vermeden olanla yetinmek.
Değeri olmadı halde değer ve önem vermek.
Daha önce toplumda önemli bir yeri yokken artık kendisine değer ve önem verilir bir kişi olmak.
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
İlgilendirmek istendiği şeye önem vermemek, ilgisiz kalmak.
Safça davranışı ve işe önem vermemesi yüzünden açık bir hile ya da tehlikenin kurbanı olmak.
Önem verilecek şeyleri hiçe saymak, çiğnemek.
Önem verilmesi gereken şeyleri hiçe saymak, çiğnemek.
"Babasının onun için verdiği emekleri ayaklar altına alarak...
Söylenen söze önem vermemek, kulak asmamak.
Söylenen söze önem vermemek, kulak asmamak, umursamamak.
"Söylediğim söz bir kulağından girip öbür kulağından çıkarsa anlamazsın elbet!"
Ne sandın? Küçümsenecek, önem verilmeyecek şey değil.
Önem vermemek, aldırmamak, ilgisiz davranmak.
"Boş ver, bu hayat böyle gelmiş, böyle gider."
Hataya düştüğünü anladığında veya hoşlanmadığı bir durumla karşılaştığında farketmemiş gibi davranmak, oralı olmamak.
"Hiç bozuntuya vermeden misafirlere hoş...
Önem ve değer vermemek, küçümsemek, beğenmemek.
"Önüne konan yemeklere burun kıvırıp sofradan kalktı."