Aklı başından gitmek
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Utançtan, heyecandan yürüyüşünü şaşırmak.
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Şaşırmak, düşünemez bir hâle gelmek.
"Resmi öyle güzel yapmış ki görsen aklın durur."
Ne yapacağını bilememek, bocalamak, şaşırmak.
"Dur hele, bir düşüneyim, söylediklerin aklımı karıştırdı."
Koşup yorulmaktan, telaş ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş (olarak).
Bir şey karşısında şaşırmak.
Sıkıntı meydana getiren bir durum karşısında bunalmak.
Dengesini yitirmek, gözleri kararmak; çevresi kararıyor, dönüyor, kayıyor...
Heyecan, korku ya da bir hastalık sebebiyle söyleyeceğini şaşırmak, karıştırmak, açık olarak ifade edememek.
"Babasını aniden karşısında görünce dili dolaştı,...
Korkudan, heyecandan, yorgunluktan ayakta duramayacak hâle gelmek.
"Yokuşu çıktım ama dizlerimin de bağı çözüldü."
Hayret etmek, şaşırmak.
"Beni karşısında görünce dudağını ısıracak eminim."
Telâş, korku ve heyecandan yürüyüşünü ve yapacağı işi şaşırmak.
Hiç beklemediği bir anda bir şeyi görüp çok şaşırmak, bu sebeple gördüğünün gerçek olduğuna inanmamak.
"Gözlerime inanamıyorum, sen misin Ahmet?"
Korkudan, üzüntüden, heyecandan konuşamaz olmak.
"Katili karşısında görünce nutku tutuldu.
Çok şaşırmak, hayrete düşmek.