Deyimler
İletişim

"Alı al moru mor" deyiminin anlamı nedir?

Koşup yorulmaktan, telaş ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş (olarak).

Alı al moru mor deyimine benzer deyimler

Ağzının içine bakmak

Birinin söylediklerini zevkle ve dikkatle dinlemek, bu sözlere uymak.

Konuşan bir kimseyi seve seve ve dikkatlice dinlemek.

"Konuşması onları öyle sarmıştı ki...

Ağzının içine bakmak

Ağzı süt kokmak

Çok genç ve deneyimsiz olmak.

Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.

"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."

Ağzı süt kokmak

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Alı al, moru mor

Telâş veya yorgunluktan yüzü kıpkırmızı kesilmiş (olarak).

"Uçağı kalkmak üzere olan babama alı al, moru mor bir şekilde yetişebildim."

Alı al, moru mor

Alnı açık yüzü ak (olmak)

Herhangi bir ayıbı, çekinecek bir durumu olmamak, iffetli ve şerefli olmak.

"İşte alnı açık yüzü ak meydandayım; çıksınlar karşıma."

Alnı açık yüzü ak (olmak)

Arkası (sırtı) yere gelmemek deyimi

Sarsılmamak, sağlam ve sağlıklı durumunu sürdürmek.

Hiç yenilgi yüzü görmemek.

"Arkası yere gelmemiş bir adam olarak kalmalı o."

Arkası (sırtı) yere gelmemek deyimi

Aşina, çıktı ocak başına

Kendisine karşı gösterilen içtenlik ve yakınlığı kötüye kullanmaya, yüzsüzlük ve saygısızlık etmeye başladı.

Aşina, çıktı ocak başına

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Canlı yayın

Kişilerin ses ve davranışlarını o anda ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.

"Parti temsilcileri bu akşam televizyonda canlı yayında...

Canlı yayın

Eteği ayağına dolaşmak

Telâş, korku ve heyecandan yürüyüşünü ve yapacağı işi şaşırmak.

Eteği ayağına dolaşmak

Eyüp sabrı

Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...

Eyüp sabrı

Lafını (sözünü) bilmek

Tutarlı ve mantıklı konuşmak, sakıncalı olmayan ve birini kırmayan sözler söylemek, saygılı ve yerinde konuşmak.

"O daima lafını bilir bir insan olmuştur."

Lafını (sözünü) bilmek