Adam olmak
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
İşe güce bakmaksızın durup dinlemeden (gezip dolaşmak).
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.
Durup dinlemeden (gezip dolaşmak).
Sıkıntı, üzüntü ve tedirginlik verici olduğunu sonradan anladığı bir işe kendi isteği ile girmiş bulunmak.
"Nereden girdim bu inşaat işine, durup dururken...
Durup dinlemeden çalışmak.
Üzerine vazife olmadığı, gerekmediği hâlde her işe karışmak.
"Sen de her işe burnunu sokmaktan geri durmazsın!"
İyi işe yarar sanılan şeyin ya da kişinin, bozuk, kusurlu, işe yaramaz olduğu anlaşılmak.
Görünüşe karşın işe yaramayan.
İşe yarar gibi görünse de aslında yararsız, bozuk olan.
"Çakar almaz bir tabancayla bizi korkutacağını sanmıştı."
Bir işe girişmek.
Birisinin işine karışmak.
"Üstüne vazife olmayan işe el atma sakın!.."
Her işe uyar, her işe yarar, ince işler için de kaba işler için de kullanılabilir.
Bir işe girmekten kaçınmamak, o işe girişmek.
"Ona bu işi yapmaktan geri durmamasını söyle, sonunda başaracaktır."
Daha önce denediği için o durumla karşılaşmaktan korkmak, o işe girişmekten çekinmek.
"Sebzecilik işinden gözüm yıldı, bir daha bu işe girişeceğimi sanmıyorum."