Deyimler
İletişim

"El atmak" deyiminin anlamı nedir?

Bir işe girişmek.

Birisinin işine karışmak.

"Üstüne vazife olmayan işe el atma sakın!.."

El atmak deyimine benzer deyimler

Adam olmak

Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Adam olmak

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Altı yaş olmak (Bir işin)

Bir takım oyunlara karışmış olmak, iş, dürüst bir temel üzerine kurulmuş olmamak, böyle bir işe girişmekte sakıncalar bulunduğu anlaşılmak.

Altı yaş olmak (Bir işin)

Araya girmek

İki kişinin arasındaki bir işe karışmak.

Araları bozuk olan iki kişiyi uzlaştırmaya çalışmak.

Yapılmakta olan bir işin yapılmasını geciktirmek.

"Araya başka...

Araya girmek

Ateşle oynamak

Çok tehlikeli, zarar verecek bir işin üstüne üstüne gitmek ya da böyle bir işe girişmek.

"Bırak o silâhı elinden! Ateşle oynadığının farkında mısın sen?"

Ateşle oynamak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Boyunun ölçüsünü almak

İddia üzerine giriştiği bir işi başaramayıp yetersizliğini anlamak.

Biri tarafından haddi bildirilmek.

Beklediği yakınlığı görememek.

"Boynunun ölçüsünü aldı,...

Boyunun ölçüsünü almak

Burnunu sokmak

Üzerine vazife olmadığı, gerekmediği hâlde her işe karışmak.

"Sen de her işe burnunu sokmaktan geri durmazsın!"

Burnunu sokmak

Büyük oynamak

Büyük bir tehlikeyi göze alarak bir işe girişmek.

Çok fazla para koyarak kumar oynamak.

"Büyük oynadım, ya kaybedeceğim, ya da kazanacağım."

Büyük oynamak

Çakar almaz

Görünüşe karşın işe yaramayan.

İşe yarar gibi görünse de aslında yararsız, bozuk olan.

"Çakar almaz bir tabancayla bizi korkutacağını sanmıştı."

Çakar almaz

Geri durmamak

Bir işe girmekten kaçınmamak, o işe girişmek.

"Ona bu işi yapmaktan geri durmamasını söyle, sonunda başaracaktır."

Geri durmamak