Adam kıtlığında
Herhangi bir iş için gereken yetenekli, işe yarar kimselerin bulunmadığı ya da az bulunduğu yerde ve zamanda.
İyi işe yarar sanılan şeyin ya da kişinin, bozuk, kusurlu, işe yaramaz olduğu anlaşılmak.
Herhangi bir iş için gereken yetenekli, işe yarar kimselerin bulunmadığı ya da az bulunduğu yerde ve zamanda.
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.
Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
Heder olmak, işe yaramaz duruma gelmek.
Karışıklıkta elden çıkmak ya da telef olmak.
Büyük bir tehlikeyi göze alarak bir işe girişmek.
Çok fazla para koyarak kumar oynamak.
"Büyük oynadım, ya kaybedeceğim, ya da kazanacağım."
Görünüşe karşın işe yaramayan.
İşe yarar gibi görünse de aslında yararsız, bozuk olan.
"Çakar almaz bir tabancayla bizi korkutacağını sanmıştı."
İşe yaramaz olduğu, sağlam olmadığı anlaşılarak bir yana atılmak.
Sağlığı el vermediği için askerlik görevine alınmamak.
"Çürüğe çıkmak için can atanlar da yok...
Çok sık, düşünce ya da konu değiştirmek.
"Daldan dala konmayı bırak da bir işe sarıl artık."
Her işe uyar, her işe yarar, ince işler için de kaba işler için de kullanılabilir.
Herhangi bir iş gevşek ve düzensiz yürütülmek.
Mil ya da vida gibi makine bölümleri eskiyip aşınarak işe yaramaz hâle gelmek.
"Bu vidalar laçka olmuş, kol...
İçinde cinlerin olduğu kabul edilen bina ya da yer.
Kendisinde bazı gizli güçlerin olduğu sanılan, tehlikeli kabul edilen kimse.
"O eski ev tekin değil...