Aba altından değnek göstermek
Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
Arka arakaya
Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
Arka arkaya, sürekli olarak gelmek.
Birbirini korumak, kollamak, için birleşmek; dayanışmak, yardımcı olmak.
"Arka arkaya verirsek karşımızda hiçbir güç duramaz."
Birilerine karşı, birini korumak; savunmak, kayırmak.
"Babası arka çıkmasaydı onu bir güzel dövecekti."
Özellikle bir eğitim kurumundan, bir iş yerinden hiçbir varlık gösteremeden, bir şey öğrenemeden ayrılmak.
"Övünüp durma, bilgine bakılırsa sen o okulun arka...
Suç, günah olduğunu düşünmeden arka arkaya kötü işler yapıyor.
At, katır, eşek, bir kimseyi ya da bir şeyi vurmak için arka ayaklarını birdenbire geriye savurmak.
Aşağısanan kişi, umulmadık zamanda birini sert davranışıyla...
Sürekli olarak, ara vermeden, arka arkaya.
"Yıllar yılı durup dinlenmeden çalıştım sizin için."
Kaçmak, bulunduğu yerden arka arkaya doğru gitmek.
Karıştığı bir işi sürdürmekten ya da sürdürenler arasında bulunmaktan vazgeçmek.
"Düşmanın çokluğu...
Durmadan, arka arkaya, sürekli olarak, ara vermeden.
"Tarlada bir adam ha bire çalışıyordu."
Ne var ne yok hepsini söylemek, arka arkaya sıralamak.
"Ne sözler sayıp döktü ama kimse anlamadı."
Atın ön ayaklarını yerden kesip arka ayakları üstünde yerde durması.
Coşmak, kükremek, baş kaldırmak.
"Azgın at şaha kalkarak binicisini sırtından yere attı."