Aklına (aklını) takmak
Bir şeyi devamlı olarak düşünmek, bir fikre sürekli olarak zihninde yer vermek ve zihni onunla meşgul etmek.
"Onu niçin kırdım, aklıma takıldı düşünüp...
Sürekli olarak, ara vermeden, arka arkaya.
"Yıllar yılı durup dinlenmeden çalıştım sizin için."
Bir şeyi devamlı olarak düşünmek, bir fikre sürekli olarak zihninde yer vermek ve zihni onunla meşgul etmek.
"Onu niçin kırdım, aklıma takıldı düşünüp...
Dilenciyi savmak için
"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...
Seyrek olarak,
"Ara sıra".
Seyrek olarak, ara sıra, zaman zaman.
Arka arkaya, sürekli olarak gelmek.
Birbirini korumak, kollamak, için birleşmek; dayanışmak, yardımcı olmak.
"Arka arkaya verirsek karşımızda hiçbir güç duramaz."
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak sömürmek.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak kullanmak, sömürmek.
"Batılılar ülkemizi arpalık yaptılar âdeta."
Bir hamlede ulaşılamayacak yere kolayca varmayı sağlayan ara durağı; daha iyi bir duruma ulaşmak için basamak olarak kullanılan şey.
"Basamak yapmak."
Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.
En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.
"Takımımız öteden beri başa...
Aynı derdin, sıkıntının içinde bulunanlardan her biri.
Bir kimsenin derdini paylaştığı, anlattığı yakın dostu.
"Onlar yıllar yılı birbirlerinin dert ortağı...
Durmadan, arka arkaya, sürekli olarak, ara vermeden.
"Tarlada bir adam ha bire çalışıyordu."
Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.
"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...
Konuşmaya başlamak için toplantı başkanından izin almak, öyle konuşmaya başlamak.
Birinin bir iş yapacağını kesin olarak bildirmesini sağlamak.
Erkek tarafı,...