Ağrısı tutmak
Bir yerinden ara sıra beliren ağrı yine belirmek.
Ara bozmak.
Bir yerinden ara sıra beliren ağrı yine belirmek.
Karşısındakini kurnazca konuşturarak ağzından söz almak, istediğini öğrenmek.
"Şunun ağzını ara da bahçeyi satıp satmayacağını öğren."
Kurulu düzeni bozmak, karmakarışık bir duruma getirmek.
"Çocuklar evi allak bullak edip gitmişler."
İki kişi arasındaki iyi ilişkiyi, dostluğu, arkadaşlığı yıkmak.
"Kim ki ara bozar, o toplumun yüz karasıdır."
Seyrek olarak,
"Ara sıra".
Seyrek olarak, ara sıra, zaman zaman.
Ara bulmak.
Anlaşmazlığa neden olmak, dostluğu bozmak, insanları birbirine düşürmek.
Kişiler arasındaki dostlukları bozmak.
Seyrek olarak, zaman zaman, arada bir, ara sıra.
Bir hamlede ulaşılamayacak yere kolayca varmayı sağlayan ara durağı; daha iyi bir duruma ulaşmak için basamak olarak kullanılan şey.
"Basamak yapmak."
Bir kimsenin, yolunda olan işini zorbalıkla bozmak.
Arada bir, ara sıra.