Acısını çıkarmak
Gördüğü maddi ya da manevi zararı karşılayacak bir iş yapmak.
Öç almak.
Karşısındakini kurnazca konuşturarak ağzından söz almak, istediğini öğrenmek.
"Şunun ağzını ara da bahçeyi satıp satmayacağını öğren."
Gördüğü maddi ya da manevi zararı karşılayacak bir iş yapmak.
Öç almak.
Üzüntüsünden söz söyleyecek durumda olmamak.
Kırgınlıktan, üzüntüden ya da herhangi bir sebepten ötürü söz söyleyecek durumda olmamak.
"Boşuna uğraşma, evin...
Bir iş ya da konu üzerinde kuşku uyandıracak söz söylemek.
"Lütfen sus, ortaya bir balgam atıp da insanı huzursuz etme."
Farkında olmayarak karşısındakine dokunacak söz söylemek.
Bilmeyerek karşısındakini kıracak söz söylemek, pot kırmak.
"Baltayı taşa vurunca öyle utandı ki...
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Farkında olmadan karşısındakini kıracak ya da kötü bir sonuca yol açacak söz söylemek, davranışta bulunmak.
"Onun da çam devirmede üstüne yok hani."
Bir iş yapmak için ilgili kişiden gün ayırmasını; belirli bir tarih tespit etmesini istemek, randevu almak.
Yaşını bitirip daha sonraki yılın bir ya da birkaç...
Yangın çıkarmak için bir yere tutuşmuş yağlı bez parçası koymak.
Ara bozacak bir söz ya da davranışta bulunmak.
Konuşmaya başlamak için toplantı başkanından izin almak, öyle konuşmaya başlamak.
Birinin bir iş yapacağını kesin olarak bildirmesini sağlamak.
Erkek tarafı,...
Kırmamakla birlikte yumuşak da olmayan söz ya da davranış.
Kötü bir işi, ortaya konan bir söz ya da davranışla daha da kötüleştirmek.
Alışverişte fiyat konusunda küçük farkları önemsememek, almak ya da satmak konusunda cimri davranmamak.
"İstediğini üçe beşe bakma, mutlaka al."