Deyimler
İletişim

"Aman dilemek" deyiminin anlamı nedir?

Önce direnirken zor karşısında boyun eğip canının bağışlanmasını istemek, galip gelenin merhametine sığınmak.

"Aman dileyene kılıç kalkmaz."

Aman dilemek deyimine benzer deyimler

Amana gelmek

Önce direnirken zor karşısında baş eğmek.

"Aman dilemek."

Teslim olmak, önce direnirken zor karşısında boyun eğmek.

"Nihayet düşman amana geldi."

Amana gelmek

Aman dedirtmek (amana getirmek)

Karşı koyan birini boyun eğmek zorunda bırakmak, teslim olmaya zorlamak.

"Düşmana aman dedirtmek boynumuzun borcu oldu artık."

Aman dedirtmek (amana getirmek)

Anasının nikâhını istemek

Bir şeye değerinden çok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak.

"Senin istekli olduğunu duydu adam, şimdi gidersen anasının nikâhını isteyecek o...

Anasının nikâhını istemek

Avuç açmak

Yardım istemek, dilenmek, para istemek ya da ister duruma düşmek.

Avuç açmak

Başı dönmek

Bir şey karşısında şaşırmak.

Sıkıntı meydana getiren bir durum karşısında bunalmak.

Dengesini yitirmek, gözleri kararmak; çevresi kararıyor, dönüyor, kayıyor...

Başı dönmek

Başından aşağı kaynar sular dökülmek

Çok kötü, üzücü, sıkıntı verici ya da utandırıcı bir olay karşısında vücudunu ter basmak, ürpermek.

"Babasını karşısında görünce başından aşağı kaynar sular...

Başından aşağı kaynar sular dökülmek

Beyninden vurulmuşa dönmek

Çok üzücü bir haberle aşırı sarsıntıya uğrayıp düşünme yeteneğini yitirir gibi olmak.

Umulmadık, beklenmedik bir olay karşısında şaşkınlığa düşmek, düşünce...

Beyninden vurulmuşa dönmek

Bir ayak önce (evvel)

Çok çabuk, bir an önce, ivedi olarak.

"Bu iş, bir ayak önce yapılacak bir iştir."

Bir ayak önce (evvel)

Boynu kıldan ince olmak

Adaletli yargı karşısında verilecek her cezaya razı olmak.

"Gerçek adaletin karşısında boynum kıldan incedir."

Boynu kıldan ince olmak

Buz kesilmek

Çok üşümek, donmak.

Buz gibi soğumak, buz durumuna gelmek.

Endişe, korku ve üzüntü veren bir durum karşısında donakalmak.

"Öldürdüğünü sandığı adamı karşısında...

Buz kesilmek

Çetin ceviz

Kırılması zor, kabuğu sert ceviz cinsi.

Yola getirilmesi, yenilmesi zor rakip; başarılması güç iş.

"Şimdi anlıyordu rakibinin ne deneli çetin ceviz olduğunu."

Çetin ceviz

Özür dilemek

Yaptığı bir yanlıştan ötürü affedilmesini istemek.

Özrünü ileri sürerek yapılması kendinden istenen işi yapmamak, bundan bağışlanmasını istemek.

"Özür dilerim,...

Özür dilemek