Deyimler
İletişim

"Al Allah kulunu, zapteyle delini" deyiminin anlamı nedir?

Sonucunun nereye varacağını düşünmeden, korkusuzca bu işe atıldı. Onu kimse zaptedemedi.

Al Allah kulunu, zapteyle delini deyimine benzer deyimler

Adam olmak

Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Adam olmak

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Ağzından çıkanı kulağı işitmemek

Sözlerini tartmadan, düşünmeden, öfke içinde, nere varacağını hesaplamadan konuşmak.

"İyice çıldırmış olmalısın. Çünkü ağzından çıkanı kulağın duymuyor."

Ağzından çıkanı kulağı işitmemek

Akıl bu ya!

Doğru olmasa da aklı onu bu davranışa itti.

Akıl bu ya!

Akıl hocası

Birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.

Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse.

"Lütfen akıl hocalığı yapmaya kalkma, biz işimizi senden iyi biliriz."

Akıl hocası

Allah bilir

Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.

"Allah bilir bu sırrın iç yüzünü."

Bana öyle geliyor ki.

"Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk."

Allah bilir

Arkasını sıvamak

İltifat etmek, okşamak, övmek, birisini bu yolları kullanarak bir işe sevk etmek.

"Arkasını sıvayarak yaptırıyorum her işi bu çocuğa."

Arkasını sıvamak

Ayranım budur, yarısı sudur

Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.

Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.

Ayranım budur, yarısı sudur

Geri durmamak

Bir işe girmekten kaçınmamak, o işe girişmek.

"Ona bu işi yapmaktan geri durmamasını söyle, sonunda başaracaktır."

Geri durmamak

Gözü yılmak

Daha önce denediği için o durumla karşılaşmaktan korkmak, o işe girişmekten çekinmek.

"Sebzecilik işinden gözüm yıldı, bir daha bu işe girişeceğimi sanmıyorum."

Gözü yılmak

Karar kılmak

Dönüp dolaşıp o şeyin üstünde durmak, onu tercih etmek, birçok şeyi deneyip onu seçmek.

"Ben bu elbisede karar kıldım."

Karar kılmak