At anası (Dev anası)
İri yarı kadın.
Yarı karanlık.
İri yarı kadın.
Yarı belli, yarı belirsiz, çok az belli.
Yarı güvenli, yarı tehlikeli durumda.
Son günlerini yaşıyor göçmesi yakın.
Her yönü ile, eksiksiz, bütün ihtimalleri göz önünde tutarak.
İri yarı, gösterişli (adam).
"Şu meseleyi enine boyuna bir kez daha düşünelim."
Karanlık bir yeri ışıkla aydınlatmak.
Bilgisiyle, düşüncesiyle bir konuya açıklık getirmek, tutacağı yolu göstermek.
"Kutlu Peygamber hemen her konuda ışık...
Aşırı derecede zayıflamak, kilo vermek.
"O iri yarı adam hapisten çıktı ki iğne ipliğe dönmüş."
Duya duya elde edinilen yarı buçuk bilgi.
Yarı uykulu.
"Uyur uyanık ayakta nöbet tutmaya çalışıyordu."
Verilen desteği, yapılan yardımı sonuna kadar götürmemek.
"Sana nasıl güvenebilirim, beni kaç kez yarı yolda bıraktın."
Birden bire çok korkmak, kalbi yerinden fırlayacakmış gibi hızlı hızlı atmak.
"Karanlık ve ıssız sokakta yürürken bir çığlık duydu, yüreği ağzına geldi o an."
Tamamlanmamış bir durumda, yarı yolda bırakmak.
"İşleri yüz üstü bırakıp gitti."
Çok karanlık.
"Zifiri karanlıkta yola çıktık."