Akıl bu ya!
Doğru olmasa da aklı onu bu davranışa itti.
Aklı ermek.
Doğru olmasa da aklı onu bu davranışa itti.
Düşünülmesi aklı işlemez duruma getiren, kişiyi deli edercesine aşırı, şaşırtıcı olan.
İyi düşünebilir durumda olmamak.
Bayılmak, kendisinden geçmek.
"Artık aklı başında olmamak onun işine geliyor sanki, böylece sorumluluktan kurtulacak, rahat...
Titizlikle üzerinde durmak, çok korku geçirmek, çok korkmak.
"Elbisem yırtılacak diye aklı çıkıyor."
Aklı almamak.
"Kurnazca, haince aklı durduracak iş yapmak" anlamında kullanılır.
"Bana bir Ali Cengiz oyunu oynadılar ki sormayın gitsin."
Neden sonra aklı başına gelmek, bir şeyin aslını anlamak, beklenen biçimde olmadığını kavramak.
"Toy olduğu için doğruyu göremiyor, onun da ayağı suya erecek...
Aklı kabul etmemek.
"Nasıl yaparsın bana bunu, hâlâ havsalam almıyor."
Hâli, gücü kalmamak.
Yaptığı işi sona ermek.
"Git de bak, babanın işi bitmiş mi?"
Düşüncesiz, delice işler yapan, aklı kıt.
"Bırak şu elindeki baltayı, kafadan kontak mısın nesin?"
Birinin evinde eğitim görüp yetişmek.
"Onun kapısında büyümüştü, ona bu kötülüğü nasıl yapmıştı aklı almıyordu."
Sarhoşluktan, bayıldıktan sonra ayılmak.
Aklı başına gelmek.
Bozuk olan durumu düzelmek.
"Oh, nihayet kendine geldi bizim adam!"