Akıl sır ermemek.
Bir işin gizli yönlerini, niteliğini, asıl sebebini anlayamamak.
"Senin bu işi nasıl berbat ettiğine hâlâ akıl sır erdiremedim."
Aklı kabul etmemek.
"Nasıl yaparsın bana bunu, hâlâ havsalam almıyor."
Bir işin gizli yönlerini, niteliğini, asıl sebebini anlayamamak.
"Senin bu işi nasıl berbat ettiğine hâlâ akıl sır erdiremedim."
"Kurnazca, haince aklı durduracak iş yapmak" anlamında kullanılır.
"Bana bir Ali Cengiz oyunu oynadılar ki sormayın gitsin."
Daha çok şaşkınlık ve hayret hâllerini anlatır.
"Allah Allah! Nasıl oldu bu iş, aklım almıyor?"
Bir şeyi karşılıksız bırakmamak.
"Onun bana yaptığı iyiliğin altında kalır mıyım?"
Bir şeyin üstesinden gelmek.
"Bana verdiği işin altında kalmayacağım."
İyi ilişkileri, dostlukları, arkadaşlık bağları kopmak; birbirlerine dargın hâle gelmek.
"Şu iki çiftin araları nasıl açıldı hâlâ anlayamadım."
Çoktandır gelmiyordun; nasıl oldu da geldin? Teşekkürümüzü nasıl belirteceğimizi bilemiyoruz.
Aldırış etmemek, ona hiçbir şey etkili olmamak.
"Sırtına o kadar yük vurdular, adam yine de bana mısın demedi."
"Özel ilişkilerimiz sürüp gittikçe senin bana işin düşer" ya da
"Nasıl olsa yine karşılaşacağız" anlamında kullanılır.
"Demek şu küçük paketi götürmüyorsun,...
Bir konuda düşüncesini bildirmek.
Bir konuda yol gösterici bilgi edinmek.
"Nasıl yapmalıyım? Bana biraz fikir versenize."
Hak dini olan İslâm`ı kabul etmek.
En sonunda doğruyu söylemek.
Önceden kabul etmediği şeyi sonradan kabul edip uymak.
"İmana gel, tövbe et ki öbür dünyada...
"Bana gelince, bana kalırsa, fikrime göre, bana sorarsanız" anlamlarında kullanılır.
İtiraz dinlememek, mazeret kabul etmemek, bahane istememek.
"Şunu bunu bilmem, yarın akşam sizi bekliyoruz."