Aklından zoru olmak
Tutarsız, dengesiz, ölçüsüz, delice davranışlarda bulunmak.
"Bırak o bıçağı, aklından zorun mu var senin?"
Düşüncesiz, delice işler yapan, aklı kıt.
"Bırak şu elindeki baltayı, kafadan kontak mısın nesin?"
Tutarsız, dengesiz, ölçüsüz, delice davranışlarda bulunmak.
"Bırak o bıçağı, aklından zorun mu var senin?"
Akılsızca, şaşkınca, delice işler yapmak.
"Misafirliğe böyle gidilir mi? Sen aklını peynir ekmekle mi yedin?"
Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.
Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.
Çok tehlikeli, zarar verecek bir işin üstüne üstüne gitmek ya da böyle bir işe girişmek.
"Bırak o silâhı elinden! Ateşle oynadığının farkında mısın sen?"
Herkesin söylediği, etkisi kalmamış söz.
Etkisi kalmamış, herkesin kullana geldiği söz.
"Bırak artık şu beylik sözleri, kimseyi etkileyemiyorsun."
Atak, delişmen, delice işler yapan, şımarık.
"Bırak artık şu deli fişek adamla arkadaşlık etmeyi."
Birisine yapılması çok zor, hemen hemen yapamayacağı bir işi yaptırmaya çalışmak.
"Senin yaptığın deveye hendek atlatmak, bırak şu garibin yakasını."
İyimser olmak, üzücü durumlara bile iyi gözle bakmak.
"Bırak artık şu dünyayı toz pembe görmeyi, aç gözlerini!"
Her işe uyar, her işe yarar, ince işler için de kaba işler için de kullanılabilir.
Tamamiyle kötülük düşünen, insanları birbirine düşürecek işler yapan, ortalığı karıştıran.
Düzenlemek, tertiplemek, iyi işler bir duruma getirmek.
"Hele şu işleri bir hâle yola koyalım, o zaman tatilini de düşünürüz."
Delice işler yapan kimse.