Ağırdan almak
Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
Hâli, gücü kalmamak.
Yaptığı işi sona ermek.
"Git de bak, babanın işi bitmiş mi?"
Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.
Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.
Herkesin gücü, becerisi bu işi başarmaya elverişli değil: Yapabilecekler de var, yapamayacaklar da. Eriştiği yüksek aşamada tutunabilmek kolay değil.
Yaptığı her işi herkes kabul etmek zorunda: İstemediği işi yapmayacak, istediğini yapacaktır.
"Astığı astık"
İçinden çıkılması zor bir işi birine musallat etmek.
"Bu işi benim başıma dolayanlar, dilerim hiçbir zaman onmazlar!"
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
Bir işi sık sık değiştirip verilmesi gereken önemde ele almamak, küçümsenir duruma getirip değerinden düşürmek.
"Ne biçim adamlarsınız siz, bu güzel işi çocuk...
Para, mal tutamayanın durumunu ya da verimsiz, sonuçsuz bir işi anlatmak için kullanılır.
"Memurların işi tam anlamıyla dipsiz kile boş ambar, sıfıra sıfır...
Bir işi yapabilme konusunda başkalarına ve kendisine güvenmek.
"Onca işi yapmaya gözün kesiyor mu?"
Bir işi yapmamak için bahaneler ileri sürmeye çalışmak, bir soruyu cevaplandırırken net şeyler söylememek.
"Hık mık edip durma, bu işi eninde sonunda...
Bir süredir yaptığı işi elinden gitmek, görevini yitirmek.
"Haydi canım, yoluna git de patronunla kavga etme; yoksa işinden olacaksın."
İşi çok uygun ve iyi olmak.
"O konuşmayacak da ben mi konuşacağım, işi tıkırında adamın."