Deyimler
İletişim

"Zaman kazanmak" deyiminin anlamı nedir?

Birini oyalayarak ihtiyacı olduğu zamanı mümkün olduğunca uzatmaya çalışmak.

Zaman kazanmak deyimine benzer deyimler

Abdal dili dökmek

Bir kimseden, yardakçı diliyle bir şey istemek, yada da bu dille birisine yaranmaya çalışmak.

Abdal dili dökmek

Aceleye getirmek

Zaman yetersizliğinden yararlanarak birini aldatmak.

Aceleye getirmek

Arkasına düşmek

Birini gözden ayırmayarak arkasından gitmek.

Bir işi sona erdirmek için çok sıkı çalışmak.

"Arkasına düşmezsen nasıl elde edeceksin o evi?"

Arkasına düşmek

Aslı çıkmak

Doğru olduğu, gerçek olduğu anlaşılmak, ortaya çıkmak.

Aslı çıkmak

Bağrına basmak

Kucaklamak, kolları ile sararak göğsüne yaslamak.

Birini gözetip kayırmak, koruyup yetiştirmek.

"Amcası, yeğenini bağrına basmakta geçikmedi.

Göğsü üzerine...

Bağrına basmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Cana minnet (bilmek)

İhtiyacı olduğu hâlde arayıp da bulamadığı şeylerden saymak.

"Yalnızca su mu? Canıma minnet, çabuk ver."

Cana minnet (bilmek)

Ne idiği belirsiz

Ne olduğu, niteliği, soyu sopu, nereli olduğu bilinmeyen.

"Ne idiği belirsiz bir yığın insan hükümette yer almış."

Ne idiği belirsiz

Tekin değil

İçinde cinlerin olduğu kabul edilen bina ya da yer.

Kendisinde bazı gizli güçlerin olduğu sanılan, tehlikeli kabul edilen kimse.

"O eski ev tekin değil...

Tekin değil

Tok evin aç kedisi

Varlıklı olduğu hâlde doymayan, ihtiyacı olmadığı hâlde aç gözlülük eden, her gördüğüne sahip olmak isteyen.

Tok evin aç kedisi

Vakit kazanmak

Karşı tarafı oyalayarak zamanı uzatmak.

Bir şeye ayrılan ya da harcanan zamanı uzatmak.

"Sen onu meşgul et ki hemen yola çıkmasın, bu sayede biz de biraz vakit...

Vakit kazanmak

Yerinde saymak

Yürür gibi yaparak hep aynı yerde ayaklarının birini kaldırıp birini basmak.

Hiç gelişme, ilerleme gösterememek.

"Okullar neredeyse kapanacak ama bizim çocuk...

Yerinde saymak