Deyimler
İletişim

"Bağrına basmak" deyiminin anlamı nedir?

Kucaklamak, kolları ile sararak göğsüne yaslamak.

Birini gözetip kayırmak, koruyup yetiştirmek.

"Amcası, yeğenini bağrına basmakta geçikmedi.

Göğsü üzerine yaslanıp sevmek.

Birini sevgi ve şefkatle yanına alıp korumak, yetiştirmek.

Bağrına basmak deyimine benzer deyimler

Ağzından girip burnundan çıkmak

Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.

"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."

Ne yapıp yaparak bir...

Ağzından girip burnundan çıkmak

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Arka çıkmak

Birilerine karşı, birini korumak; savunmak, kayırmak.

"Babası arka çıkmasaydı onu bir güzel dövecekti."

Arka çıkmak

Avucunun içine almak

Birini her dediğini yapar duruma getirmek, baskı ve etkisi altına almak.

Avucunun içine almak

Ayılıp bayılmak

Sinir krizi geçirmek, bunalıma düşmek.

Birini kendinden geçercesine sevmek, beğenmek.

"Her kan görüşünde ayılıp bayılıyor."

Aşırı derecede üzüntü ve sinir...

Ayılıp bayılmak

Başına çökmek

İştahla sofraya oturmak.

Bir işi çabuk bitirmek üzere oturup ele almak.

Birini altına alıp dövmek.

"Birkaç kişi utanmadan zavallı adamın başına çöktüler."

Başına çökmek

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Başını ezmek

Birini kımıldanamaz, canlanamaz ve kötülük yapamaz duruma getirmek.

Başını ezmek

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Göze girmek

Yetenekleri ve davranışları ile çevresinde, bulunduğu yerde sevgi ve güven kazanmak.

"Kısa zamanda göze girmeyi başardı."

Göze girmek

Lafını (sözünü) bilmek

Tutarlı ve mantıklı konuşmak, sakıncalı olmayan ve birini kırmayan sözler söylemek, saygılı ve yerinde konuşmak.

"O daima lafını bilir bir insan olmuştur."

Lafını (sözünü) bilmek

Yerinde saymak

Yürür gibi yaparak hep aynı yerde ayaklarının birini kaldırıp birini basmak.

Hiç gelişme, ilerleme gösterememek.

"Okullar neredeyse kapanacak ama bizim çocuk...

Yerinde saymak