Deyimler
İletişim

"Hizaya gelmek" deyiminin anlamı nedir?

Düz çizgi durumunda dizilmek.

Aykırı, yanlış davranışlardan vazgeçmek; doğru yola gelmek, düzelmek.

Hizaya gelmek deyimine benzer deyimler

Adam olmak

Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Adam olmak

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Baştan çıkarmak

Ayartmak, doğru yoldan saptırmak, kötü yola sürüklemek.

Baştan çıkarmak

Bel vermek

(Dik şeylerin) dışarıya doğru, (yatay şeylerin de) aşağıya doğru kamburlaşmak.

"Yeni ördüğümüz duvar bel verdi."

Duvar gibi dikey şeylerin ortası...

Bel vermek

Burnu düşmek

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...

Burnu düşmek

Çığırından çıkmak

Yoldan sapmak, doğru ve uygun gidişten ayrılmak, artık düzelemez hâle gelmek.

"İşler çığırından çıkmadan önlem almalıyız."

Çığırından çıkmak

Dilin kemiği yok ya!

Önceden söylediği sözü başka biçimlere sokarak inkâr etmek.

İnsan konuşurken bazı hatalar yapabilir, doğru ve yanlış her şeyi söyleyebilir.

Dilin kemiği yok ya!

Eceli gelmek

Ölmek, sonu gelmek, yok oluş vakti gelmek.

"Herkesin eceli gelecek ve bu dünyadan göçecek."

Eceli gelmek

Karşı çıkmak

Gelenleri karşılamak üzere yola ya da kapı önüne çıkmak.

İleri sürülen fikrin, tutulan yolun yanlış olduğunu söylemek.

"Her fikrime karşı çıkmak zorunda mısın?"

Karşı çıkmak

Kendine gelmek

Sarhoşluktan, bayıldıktan sonra ayılmak.

Aklı başına gelmek.

Bozuk olan durumu düzelmek.

"Oh, nihayet kendine geldi bizim adam!"

Kendine gelmek

Kıvamına gelmek (bulmak)

En uygun zamanında olmak, gerekli ve istenilen şartlar yerine gelmek, istenilen duruma gelmek.

Kıvamına gelmek (bulmak)

Yolunu sapıtmak

Kötü yola düşmek, doğru yoldan ayrılmak.

"Yolunu sapıtmış şu adamı Allah` tan başka kim doğru yola getirebilir?"

Yolunu sapıtmak