Deyimler
İletişim

"Yalan yere" deyiminin anlamı nedir?

Gerçeğe uygun olmayarak.

"Yalan yere adamı şikâyet ettiler."

Yalan yere deyimine benzer deyimler

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.

Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.

"Evi o zaman...

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Askıya çıkarmak

Nikah kıyılmadan önce, evlenecek kimselerin durumunu (ya da başka bir konuyu) yazılı olarak, herkesin görebileceği yere asmak.

Evlenecek kimselerin nikâhtan...

Askıya çıkarmak

Attan inip eşeğe binmek

Bulunduğu dereceden, mevkiden, önemli görevden daha aşağı bir yere inmek veya alınmak.

"Aklını başına toplamazsan adamı işte böyle attan indirip eşeğe...

Attan inip eşeğe binmek

Ayağını kesmek (Bir yerden)

Bir yere gitmez, uğramaz olmak.

Birini bir yere artık uğramaz duruma getirmek.

"Öyle korkutun ki o adamın ayağı kesilsin bu meyhaneden?"

Ayağını kesmek (Bir yerden)

Ekmeğinden etmek

İşinden çıkarmak veya atmak.

"Adamı durup dururken ekmeğinden ettiler."

Ekmeğinden etmek

Kapağı atmak

Sıkıntılı bir yerden kurtulup rahat edeceği bir yere kavuşmak; uygun bir yere yerleşmek, işe girmek.

"Evimize kapağı attık mı tamam, gel keyfim gel o zaman."

Kapağı atmak

Kara çalmak

Birine iftira etmek, leke sürmek, haksız yere suçlamak.

"Kadıncağıza yok yere kara çaldılar."

Kara çalmak

Ötesi çıkmaz sokak

"Takip edilen yol yanlıştır, bu yolla bir yere gidilemez, sonuç alınamaz, bir yere kadar gidilir ama daha fazla gidilemez" anlamında kullanılır.

Ötesi çıkmaz sokak

Sırtını dayamak

Güçlü bir yere veya birine güvenmek.

Bir yere dayanmak ya da yaslanmak.

"Sırtını babasına dayamış atıp tutuyor, her dilediğini yapıyor."

Sırtını dayamak

Sırtını yere getirmek

Üstün gelmek.

Güreşte rakibi sırt üstü yere yatırarak yenmek.

"Onun sırtını kimse kolay kolay yere getiremez."

Sırtını yere getirmek

Yerli yersiz

Uygun olsun olmasın, uygun zamanı kollamadan.

"Yerli yersiz konuşup duruyor geveze adam."

Yerli yersiz