Aklı başında olmamak
İyi düşünebilir durumda olmamak.
Bayılmak, kendisinden geçmek.
"Artık aklı başında olmamak onun işine geliyor sanki, böylece sorumluluktan kurtulacak, rahat...
Ansızın, birdenbire geçmek.
İyi düşünebilir durumda olmamak.
Bayılmak, kendisinden geçmek.
"Artık aklı başında olmamak onun işine geliyor sanki, böylece sorumluluktan kurtulacak, rahat...
Birdenbire kızdı.
Birini geçmek, geride bırakmak.
Bir şeyden uzaklaşmak.
Çalışması karşılığı olarak her ay belirli para alınacak bir göreve başlamak.
Çalışmasının karşılığını gündelik ya da ücret olarak almakta iken aylık yöntemiyle...
Üstünlüğünü göstermek, karşısındakini geçmek.
"Koşuda değil, ancak güreşte baskın çıkarım ona."
Bir kimseyi suç üstünde yakalamak için bulunduğu yere ansızın girmek.
Düşmana ansızın saldırmak.
Bir sebepten ötürü ansızın yüzünün rengi sararmak, solmak.
"Askerleri karşısında görünce benzi attı."
Ansızın karşılaşmak, karşı karşıya gelmek.
Birbirine çok yaklaşmak, birine çok sokulmak.
"Kapıdan çıkar çıkmaz öğretmenimle burun buruna geldim."
Çağın önüne geçmek.
At, katır, eşek, bir kimseyi ya da bir şeyi vurmak için arka ayaklarını birdenbire geriye savurmak.
Aşağısanan kişi, umulmadık zamanda birini sert davranışıyla...
Yol üstündeki dostuna uğramadan geçmek.
İlişki kurması gereken kişiyi atlayıp onun üstündeki kişiye başvurmak.
Görevden ayrılan birinin yerine geçmek.
Bulunmayan bir nesnenin yerine kullanılabilmek.
"Emekli olan müdürün yerine geçmek için iki müdür yardımcısı yarışa...