Deyimler
İletişim

"Suya sabuna dokunmamak" deyiminin anlamı nedir?

Sakıncalı konulardan uzak durmak, davranışlarıyla birilerini incitmeyecek yol tutmak.

"Başına gelen son belâdan sonra suya sabuna dokunmamaya karar verdi."

Suya sabuna dokunmamak deyimine benzer deyimler

Ağzını açıp gözünü yummak

Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.

Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.

"Eve geç...

Ağzını açıp gözünü yummak

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.

Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.

"Evi o zaman...

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Ayağını sürümek

Verilen bir görevi ağırdan yapmak.

Bir yerden ayrılmak üzere bulunmak.

Ölmek üzere olmak.

Halk inanışına göre birinin gelmesi, ardından başkalarının da...

Ayağını sürümek

Ayağı (ayakları) suya ermek (değmek) değimi ve anlamı

Neden sonra aklı başına gelmek, bir şeyin aslını anlamak, beklenen biçimde olmadığını kavramak.

"Toy olduğu için doğruyu göremiyor, onun da ayağı suya erecek...

Ayağı (ayakları) suya ermek (değmek) değimi ve anlamı

Başa (başına) kakmak

Yapılan iyiliği yüzüne vurarak birisini üzmek, incitmek.

"Üç kuruş verdi, üç gün geçmeden başına kaktı."

Başa (başına) kakmak

Başına iş açmak

Uğraştırıcı ve üzücü bir işin çıkmasına yol açmak.

"Bırak o bıçağı elinden, hiç yoktan başına iş açacaksın."

Başına iş açmak

Baştan kara gitmek

Sonunu düşünmeyerek, hatta sonucun kötü olduğunu bildiği hâlde hesapsız, batarcasına bir yol tutmak; felâkete doğru gitmek.

"Bu baştan kara gittiğin hayata...

Baştan kara gitmek

Belâ aramak

Kavga çıkararak, önüne gelene çatarak ya da başka sebeplerle kendisi için tehlikeli bir durum oluşmasına yol açmak.

"Bırak sövmeyi, belâ mı arıyorsun başına?"

Belâ aramak

Belasını aramak

Kavga ederek ya da başka davranışlarıyla kendisi için tehlikeli olacak bir durum meydana gelmesine yol açmak.

"Bela aramak."

Belasını aramak

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.

"Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus...

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Kendini göstermek

Ortaya çıkmak, belirmek.

Beğenilecek, takdir edilecek niteliklerini ortaya koymak; gücünü göstermek.

"Uzun bir aradan sonra sergi açmaya, kendini göstermeye...

Kendini göstermek

Neden sonra

Bir süre geçince, her şey olup bittikten sonra, çok zaman sonra.

"Neden sonra babam da geldi."

Neden sonra