Deyimler
İletişim

"Başa (başına) kakmak" deyiminin anlamı nedir?

Yapılan iyiliği yüzüne vurarak birisini üzmek, incitmek.

"Üç kuruş verdi, üç gün geçmeden başına kaktı."

Başa (başına) kakmak deyimine benzer deyimler

Ayağı (ayakları) suya ermek (değmek) değimi ve anlamı

Neden sonra aklı başına gelmek, bir şeyin aslını anlamak, beklenen biçimde olmadığını kavramak.

"Toy olduğu için doğruyu göremiyor, onun da ayağı suya erecek...

Ayağı (ayakları) suya ermek (değmek) değimi ve anlamı

Babanın canı için

Ölmüş olan babanın ruhunu şad etmek için (bana şu iyiliği yap).

Birinden bir iyilik yapılması istenirken

"bu iyiliği, ölmüş olan babanın ruhunu hoşnut etmek...

Babanın canı için

Başı göğe ermek

Beklenmeyen, umulmayan bir mutluluğa, sevince ulaşmak.

"Üç kuruş zam yapıldı diye maaşına, başı göğe erdi sanıyor; bilmiyor ki enflasyon bir ay sonra alacak o...

Başı göğe ermek

Bir elle verdiğini öbür elle almak

Bir kimseye yaptığı iyiliği, yararı, başka bir yola baş vurarak sağladığı çıkarla ödetmek.

"Bir eliyle verip öbür eliyle aldığını çok zaman sonra anladım."

Bir elle verdiğini öbür elle almak

Dünyanın kaç bucak olduğunu anlamak

Dünyada insanın başına neler gelebileceğini öğrenmek, zorluklarla karşılaşmak, tecrübe kazanmak.

"Elbet sen de bir gün dünyanın kaç bucak olduğunu...

Dünyanın kaç bucak olduğunu anlamak

El emeği

Elle yapılan işe harcanan emek.

Elle yapılan çalışmanın karşılığı.

"El emeğinin karşılığı değildir bu para."

El emeği

Göz kararı

Gözle oranlanarak belirtilen miktar, gözle yapılan ölçme ya da oranlama.

"Kumaşı göz kararı ölçüp verdi."

Göz kararı

Gözüne bakmak

Verilen emri yapmak üzere işaret beklemek, işareti verecek kimseyi gözlemek.

Gerektiğinden fazla dikkat göstermek, koruyup gözetmek.

"Üç kuruş para verecek...

Gözüne bakmak

Gün almak

Bir iş yapmak için ilgili kişiden gün ayırmasını; belirli bir tarih tespit etmesini istemek, randevu almak.

Yaşını bitirip daha sonraki yılın bir ya da birkaç...

Gün almak

İçine atmak

Derdini, sıkıntısını kimseye söylememek.

Kendisine yapılan kötülüğe karşı sesini çıkarmamakla beraber, bunu unutmamak.

"O her şeyi içine atar, bir gün kanser...

İçine atmak

Pasaportunu vermek

Kovmak, işten atmak.

"Patron üç işçinin pasaportunu eline verdi."

Pasaportunu vermek