Arada bir
Seyrek olarak,
"Ara sıra".
Seyrek olarak, ara sıra, zaman zaman.
Hemen, olayın üzerinden fazla zaman geçmeden, unutulmadan.
"Sıcağı sıcağına gidip onları barıştırmayı düşündü."
Seyrek olarak,
"Ara sıra".
Seyrek olarak, ara sıra, zaman zaman.
Seyrek olarak, zaman zaman, arada bir, ara sıra.
Yaklaşık olarak, hemen hemen, tam değil de tama yakın.
"Aşağı yukarı on kilo gelir bu yük."
Yaklaşık olarak, hemen hemen, tama yakın.
Gidip gelme alışkanlığı edinmek, sürekli olarak gidip gelmek.
Bir yere alışılandan daha bir kısa zaman da gidip dönen kimse.
"Az kalsın."
Neredeyse, hemen hemen, az kalsın.
Az sonra, hemen hemen, olmak üzereydi ki (olacaktı, ama olmadı).
"Nerede ise".
Neredeyse, az daha
Kimi zaman umut keserek, kimi zaman umut besleyerek, güç koşullar içinde.
Birinin her istediğini hemen yerine getirmek.
"Ah benim tatlı çocuğum, bir sözümü iki etmez, hemen yapıverir."
"Bir olayın şimdilik bilinmeyen bir yönünün bulunması, anlaşılamayan bir sebebin aranması" durumunu anlatmak için kullanılır.
"Polis, bunda bir iş var diyerek...
Kimi zaman sevgi ve hayranlık, kimi zaman da kızgınlık ve öfke gibi duyguları anlatmak için kullanılır.
"Canına yandığımın adamı, bizi saatlerce bekletti bu...
Aradan epeyce bir zaman geçtikten sonra.
"Gel zaman git zaman bu ikisi beraberce yaptılar bu evi."