Adam olmak
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Gidip gelme alışkanlığı edinmek, sürekli olarak gidip gelmek.
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.
Oruçlu olarak
(Bir şey) Ağzı açılmamış olarak.
Bir şeyi devamlı olarak düşünmek, bir fikre sürekli olarak zihninde yer vermek ve zihni onunla meşgul etmek.
"Onu niçin kırdım, aklıma takıldı düşünüp...
Arka arkaya, sürekli olarak gelmek.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak sömürmek.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak kullanmak, sömürmek.
"Batılılar ülkemizi arpalık yaptılar âdeta."
Yolun bir parçası üzerinde gidip gelmek.
Bir işi yaptırmak, gördürmek için bir yere çok gidip gelmek.
"Şu köy yolu için hükümet eşiğini aşındırıp durduk."
İstediğini elde edinceye kadar birinin yanına çok sık gidip gelmek.
İki yer arasında durmadan gidip gelmek.
"Mağaza ile ev arasında tam elli beş yıl mekik dokumuştu rahmetli."
Yayan olarak çok uzun yol yürümek, çok sık gidip gelmek.
"Kasaba ile köy arasında o iş için az taban tepmedim."
Bir aşağı bir yukarı dolaşmak, gidip gelmek.
"Canımız sıkıldıkça avluda volta atıp dururduk."