Deyimler
İletişim

"Vücudunu ortadan kaldırmak" deyiminin anlamı nedir?

Öldürmek.

"Sabaha kadar adamın vücudunu ortadan kaldırın, yoksa başımıza çok iş açacak."

Vücudunu ortadan kaldırmak deyimine benzer deyimler

Ağır iş

Yapılması zor iş, güç iş , zahmetli iş.

Ağır iş

Akla karayı seçmek

Bir işi başarmak uğrunda çok yorulmak, sonuca kadar çok zahmet çekmek.

"Seni buluncaya kadar akla karayı seçtim."

Akla karayı seçmek

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Alnının damarı çatlamak

Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.

"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"

Alnının damarı çatlamak

Ayağına dolaşmak

İş yapmakta olan bir kimsenin çok yakınında, ayakları arasında gezerek onun iş yapmasını güçleştirmek.

Ayağına dolaşmak

Az çok

Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.

"Az buçuk."

Ne az ne çok, oldukça.

Az çok

Babana rahmet

Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde. Ben de öyle düşünüyordum.

"Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde; Allah senden razı olsun" anlamında hoşnutluk,...

Babana rahmet

Bal gibi

Çok tatlı.

Çok iyi, adamakıllı, pekâlâ.

"Bal gibi iş, daha ne duruyorsun?"

Bal gibi

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Betine gitmek

Kötü karşılamak, utanç verici bulmak, ayıp saymak.

Ayıp saymak, kötü karşılamak, kendisine yedirememek.

"Senin yaptığın iş adamın çok betine gitti."

Betine gitmek

Hesabını görmek

Alacağını ödeyip ilişkisini kesmek.

Cezalandırmak, vücudunu ortadan kaldırmak ya da öldürmek.

"Çabuk şu adamın hesabını görün!"

Hesabını görmek

Üstüne (üzerine) düşmek

Bir şeyi elde etmek için çok uğraşmak.

(Çocuğu) sevme ya da korumada çok ileri gitmek.

"Şu çocuğun üstüne bu kadar düşmeyelim, şımardıkça şımarıyor, neredeyse...

Üstüne (üzerine) düşmek