Ağzının mührü ile
Oruçlu olarak
(Bir şey) Ağzı açılmamış olarak.
Zincire vurmak, ayağına pranga bağlamak.
"Prangaya vurulu olarak yıllarca kaldı o hapishanede."
Oruçlu olarak
(Bir şey) Ağzı açılmamış olarak.
Bir şeyi devamlı olarak düşünmek, bir fikre sürekli olarak zihninde yer vermek ve zihni onunla meşgul etmek.
"Onu niçin kırdım, aklıma takıldı düşünüp...
Ben de o durumdayım; o düşüncedeyim.
Seyrek olarak,
"Ara sıra".
Seyrek olarak, ara sıra, zaman zaman.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak sömürmek.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak kullanmak, sömürmek.
"Batılılar ülkemizi arpalık yaptılar âdeta."
Sarsılmamak, sağlam ve sağlıklı durumunu sürdürmek.
Hiç yenilgi yüzü görmemek.
"Arkası yere gelmemiş bir adam olarak kalmalı o."
Yaklaşık olarak, hemen hemen, tam değil de tama yakın.
"Aşağı yukarı on kilo gelir bu yük."
Yaklaşık olarak, hemen hemen, tama yakın.
Büyüklük taslamadan alçak gönüllülük edip birinin yanına varmak.
"O baban senin, ayağına gitmelisin."
Kendini küçük düşürerek yalvarıp yakarmak.
"İnsan ne birisinin ayağına kapanmalı, ne de birisini ayağına kapandırmalı."
Çalışması karşılığı olarak her ay belirli para alınacak bir göreve başlamak.
Çalışmasının karşılığını gündelik ya da ücret olarak almakta iken aylık yöntemiyle...
O işten umudunu kesmek, o işin olacağına inanmamak, parasını ya da malını almaktan vazgeçmek.
"Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"
Prangaya vurmak (mahkûmu).
"Bütün esirleri zincire vurup zindana atmışlardı."