Deyimler
İletişim

"Post elden gitmek" deyiminin anlamı nedir?

Öldürülmek.

Bulunduğu yüksek makamdan ayrılmak zorunda kalmak.

"Post elden gidince kahretti adam."

Post elden gitmek deyimine benzer deyimler

Basıp gitmek

Aklına koyduğu şeyi yapmak amacıyla, o an bulunduğu yerden kimseye danışmadan ayrılmak.

"Öyle her aklına estiğinde basıp gidemezsin buradan."

Basıp gitmek

Baş başa kalmak

Biriyle yalnız kalmak, iki kişi bir arada yalnız kalmak.

"Misafirler gittikten sonra baş başa kaldılar."

Baş başa kalmak

Elden gitmek

Bir şeyi yitirmek, ondan yoksun kalmak.

"Bütün mal mülk bir hiç uğruna elden gitti."

Elden gitmek

Eli sıkı

Kolay para harcamayan, cimri, çok tutumlu.

"Bu kadar eli sıkı bir adam olmak zorunda değilsin."

Eli sıkı

Gözü yükseklerde olmak

Hâlen bulunduğu durumdan daha yüksek bir duruma ya da mevkiye çıkmak istemek, böyle bir amacı gütmek.

"Bundan böyle küçük şeylerle yetinme, gözün yükseklerde...

Gözü yükseklerde olmak

Günleri sayılı olmak

İçinde olunan günlerde ölecek olmak.

Bulunduğu yerde kalmak için birkaç günü kalmak.

"Doktorlara bakılırsa anneannemin günleri sayılıymış."

Günleri sayılı olmak

İş başa düşmek

Beklediği yardım gelmeyince, kendi işini kendisi yapmak zorunda kalmak.

"İş başa düştü desene!.."

İş başa düşmek

Kirişi kırmak

Kaçıp gitmek, bulunduğu yerden gizlice ve çabucak ayrılmak.

"Kavga başlayınca kirişi kırarım diye düşündü."

Kirişi kırmak

Ortada kalmak

Yersiz yurtsuz kalmak, barınacak yer bulamamak.

İki şey arasında kalmak.

(Bir şeyi) kimse üzerine almamak.

"Belediye evlerini yıkınca çoluk çocuk öylece ortada...

Ortada kalmak

Rota değiştirmek

Takip edilen yoldan ayrılmak.

Tutumunu, tavrını değiştirmek, izlediği yoldan kopmak.

"Hava muhalefeti sebebiyle uçak rota değiştirmek zorunda kaldı."

Rota değiştirmek

Tepeden inme

Beklenmedik, şaşırtıcı, ansızın gelen.

Yüksek bir makamdan çıkan buyruk, emir.

"Tepeden inmeyle bir sürü ehliyetsiz adam geçti işin başına."

Tepeden inme

Yüksek perdeden konuşmak

Yüksek sesle konuşmak.

Meydan okurcasına sert konuşmak.

Yapılması güç şeyleri yapacakmış gibi abartılı konuşmak.

"Bu adam yüksek perdeden konuşmaya bayılıyor."

Yüksek perdeden konuşmak