Deyimler
İletişim

"Ekmeğine yağ sürmek" deyiminin anlamı nedir?

Birinin yararına göre eylemde bulunmak, istemese de birinin işine yarayacak biçimde hareket etmek.

"O işi bana vermemekle yabancıların ekmeğine yağ sürdün sen."

Ekmeğine yağ sürmek deyimine benzer deyimler

Adamlık sende kalsın

Bu işi asıl olsa sana yaptıracaklar. Bari kendiliğinden yap da onurunu koru.

O san fenalık yaptı ama sen ona iyilik yap.

Adamlık sende kalsın

Arada çıkarmak

Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.

Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.

Arada çıkarmak

Ayağını sürümek

Verilen bir görevi ağırdan yapmak.

Bir yerden ayrılmak üzere bulunmak.

Ölmek üzere olmak.

Halk inanışına göre birinin gelmesi, ardından başkalarının da...

Ayağını sürümek

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Baş yemek deyimi ve anlamı

Sofrada en önemli yemek.

Birinin ölümüne sebep olmak.

Birinin herhangi bir işte güç durumda kalmasına yol açmak.

"Adamın başını sebepsiz yere yediler, şimdi...

Baş yemek deyimi ve anlamı

Gönülden geçirmek

Bir şeyi yapmayı düşünmek, olmasını istemek, o şeyi düşünür olmak.

"Ben de o işi yapmayı gönlümden geçirmiştim."

Gönülden geçirmek

Kendi payıma

"Bana gelince, bana kalırsa, fikrime göre, bana sorarsanız" anlamlarında kullanılır.

Kendi payıma

Laf (söz) taşımak

Aralarını açmak maksadıyla birinin bir kimse hakkında söylediği hoş olmayan sözlerini o kimseye ulaştırmak, söz getirip götürmek.

"O laf taşıyıcı adamdan uzak...

Laf (söz) taşımak

Leke sürmek

Suç yüklemek, birinin onurunu sarsacak biçimde iftirada bulunmak.

"Zorla kadıncağıza kara bir leke sürdüler, Allah`tan hiç korkmadılar."

Leke sürmek

Nabza göre şerbet vermek

Birinin hoşuna gidecek, eğilimlerine cevap verecek biçimde davranmak.

"Nabza göre şerbet vermeyi iyi biliyorsun."

Nabza göre şerbet vermek

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek

O işten umudunu kesmek, o işin olacağına inanmamak, parasını ya da malını almaktan vazgeçmek.

"Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek

Yolu (ayağı) düşmek

Yolu üzerinde bulunan o yerden geçmesi gerekmek; o yer, yolu üzerinde bulunmak.

"Sizin köye de yolum düştü, babanı gördüm, sana selâm söyledi."

Yolu (ayağı) düşmek