Adı sanı belirsiz
Ne olduğunu, nerede olduğunu bilen yok.
Konuşmasını bilen, dinlediklerine başkalarına eksiksiz anlatabilen.
Ne olduğunu, nerede olduğunu bilen yok.
Tutum ve davranışları ölçülü, topluluk içinde davranmasını bilen, kendini yeniliklere kaptırmayan, olgun.
Her işittiğini başkalarına söyleyen, ağzında bakla ıslanmayan.
Başvurulan yollarla bir konuda konuşmasını engellemek.
Susmak.
Çıkarının elden gideceğini düşünerek birinin konuşmasını önlemek.
"Ağzını kapatamazsak konuşup bizi elâleme rezil edecek."
Çok şey okumuş, her sorulana cevap veren, çok şey bilen, okudukları aklında kalmış kimse.
"Adam ayaklı kütüphaneydi sanki!"
Kendisi başkasının yardımı ile geçinirken, gösteriş için elindekini başkalarına yardım amacıyla dağıtmak.
Söylemekten yorulmayan, söylediği sözlerle kendisini dinletmesini bilen.
"İyi hatip, acaba çenesi kuvvetli hatip midir?"
Dedikodusunu yapmak, kınayan bir dille başkalarına anlatmak, alaya almak.
"Sakın söyleme, yoksa bizi defe koyarlar."
Dinin emirlerini eksiksiz yerine getirmeye çalışan, inancı sağlam olan, dinine çok bağlı.
"Her Müslüman dini bütün olmak zorundadır."
Her yönü ile, eksiksiz, bütün ihtimalleri göz önünde tutarak.
İri yarı, gösterişli (adam).
"Şu meseleyi enine boyuna bir kez daha düşünelim."
Tecrübeli, görmüş ve geçirmiş, mesleğini iyi bilen, hileyi ve düzeni deneyimi sayesinde hemen anlayan.
"O da eski kurtlardandır."