Adı kalmak
Kendisi yok olduktan sonra adı kalmak.
Kalmak, yok olmamak, yaşamak.
"Milletimiz ilelebet payidar olacaktır."
Kendisi yok olduktan sonra adı kalmak.
Üzüntüsünden söz söyleyecek durumda olmamak.
Kırgınlıktan, üzüntüden ya da herhangi bir sebepten ötürü söz söyleyecek durumda olmamak.
"Boşuna uğraşma, evin...
İyi düşünebilir durumda olmamak.
Bayılmak, kendisinden geçmek.
"Artık aklı başında olmamak onun işine geliyor sanki, böylece sorumluluktan kurtulacak, rahat...
Beğenilecek bir şey olmamak, öyle pek güzel olmamak.
Yalan olmak, doğru olmamak, gerçek olmamak.
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Biriyle yalnız kalmak, iki kişi bir arada yalnız kalmak.
"Misafirler gittikten sonra baş başa kaldılar."
Ortada (bir konu ile ilgili) hiçbir belirti olmadığı hâlde varmış gibi bir kuşkuya düşmek.
"Henüz ortada fol yok yumurta yok, sen adama para ödemeye...
İçinde olunan günlerde ölecek olmak.
Bulunduğu yerde kalmak için birkaç günü kalmak.
"Doktorlara bakılırsa anneannemin günleri sayılıymış."
Canının istediği gibi hayatını sürdürmek.
"Bana karışmaya hakkınız yok, bırakın beni, artık hayatımı yaşamak istiyorum."
O şeyde yarar yok, faydası olmaz.
"O arabada hiç iş yok, almaya değmez."
Birisine karışmaya hakkı olmamak, istediği gibi yaşamasına engel olmamak.
"O benim keyfimin kâhyası olamaz, ben dilediğim gibi yaşarım, karışamaz bana!"