Abayı yaktı Fatmacığın bezine
Giyimine, gösterişine gönlünü kaptırdı.
Giyimine, kılık kıyafetine pek dikkat etmeyen, sünepe.
Giyimine, gösterişine gönlünü kaptırdı.
Pek çok acıkmış olmak.
Pek az bir şey, gereğinden az.
Birbirine çok yakın yerlerde, pek sık olarak.
Pek yavaş olarak ve düzgün olmayarak.
İki kişi birbirine pek yakın durarak gizlice konuşmaya dalmak.
Dengeli, yaramazlık etmeyen, ölçüsüz ve taşkın davranışlarda bulunmayan.
"Senin çocuk pek akıllı uslu görünüyor."
Bir şeyin olabileceğine, bir şeyi yapabileceğine inanmak.
"Seninle bu işi başarabileceğime pek de aklım kesmiyor."
Pek önemsiz olan varlığını, uğraşı alanını, ne denli önemli gösteriyor, ne denli güç başarılır bir iş sayıyorsun.
Dikkat edin, dikkat ediyor musunuz? Sözüme kulak verin, bana bakın, beni dinleyin.
Birine pek sokulmak.
Birine pek sokulmak.
Derinlemesine incelemeden okumak.
Bir şeyi, bir yeri pek fazla dikkat etmeden çabucak incelemek.
"Raftaki mallara şöyle bir göz gezdirip çıkalım."