Açık kart vermek
İşleri kendi adına yürütmesi için birine tam yetki vermek.
Birine pek sokulmak.
Birine pek sokulmak.
İşleri kendi adına yürütmesi için birine tam yetki vermek.
Bir emek ya da mal karşılığı olmaksızın birine para ödemek.
Pek çok acıkmış olmak.
Pek az bir şey, gereğinden az.
Birbirine çok yakın yerlerde, pek sık olarak.
Pek yavaş olarak ve düzgün olmayarak.
İki kişi birbirine pek yakın durarak gizlice konuşmaya dalmak.
Birine yaptığı küçük bir iyilik karşılığı olarak ondan büyük çıkar sağlamayı düşünmek.
Yakınım olan iki taraf, ya da benimle ilgili iki durum var. Birine ayrıcalık tanısam ötekini küçümsemiş oluyorum. Sakıncaları eşit olan iki karşıt davranıştan...
Birine iletilmesi kendisinden rica edilen sözü iletmediği ya da birine ödenecek parayı ödemediği için üzerinde borç kalmak.
Ansızın karşılaşmak, karşı karşıya gelmek.
Birbirine çok yaklaşmak, birine çok sokulmak.
"Kapıdan çıkar çıkmaz öğretmenimle burun buruna geldim."
Hesap defterinde, bir kişiye alış veriş için alacağını borcunu kaydetmek üzere bir yer ayırmak.
Bankada, gereğinde çekilmek üzere yatırılan para için işlem...