Altında kalmamak
Bir şeyi karşılıksız bırakmamak.
"Onun bana yaptığı iyiliğin altında kalır mıyım?"
Bir şeyin üstesinden gelmek.
"Bana verdiği işin altında kalmayacağım."
Dikkat edin, dikkat ediyor musunuz? Sözüme kulak verin, bana bakın, beni dinleyin.
Bir şeyi karşılıksız bırakmamak.
"Onun bana yaptığı iyiliğin altında kalır mıyım?"
Bir şeyin üstesinden gelmek.
"Bana verdiği işin altında kalmayacağım."
Çalı çırpı kırıntısı.
Döküntü, süprüntü.
Bazı çocuk oyunlarında
"dikkat" anlamında kullanılan uyarı.
Alımlı; şekli, rengi ve güzelliği ile dikkat çekici.
"Oldukça göz alıcı bir elbise."
Derinlemesine incelemeden okumak.
Bir şeyi, bir yeri pek fazla dikkat etmeden çabucak incelemek.
"Raftaki mallara şöyle bir göz gezdirip çıkalım."
Verilen emri yapmak üzere işaret beklemek, işareti verecek kimseyi gözlemek.
Gerektiğinden fazla dikkat göstermek, koruyup gözetmek.
"Üç kuruş para verecek...
Canının istediği gibi hayatını sürdürmek.
"Bana karışmaya hakkınız yok, bırakın beni, artık hayatımı yaşamak istiyorum."
Özen göstermeden, kabaca, dikkat etmeyerek, hırpalayarak kullanmak.
"Çok hor kullanmışsınız bu dolabı."
"Bana gelince, bana kalırsa, fikrime göre, bana sorarsanız" anlamlarında kullanılır.
Titizlenmek, çok dikkat ederek en ince ayrıntılarına kadar incelemek, önemle üstünde durmak.
"Bir malı almadan önce kılı kırk yararcasına evirir çevirir ve...
Düşünüp taşınmadan, nasıl sonuçlanacağını hesaplamadan, dikkat etmeden.
"Bu işe öyle körü körüne giremem, anladın mı?"
Bütün dikkatini vererek dinlemek, söylenenlere dikkat etmek.
"Kulağını aç da beni iyi dinle!"
Şakadan hoşlanmamak.
Bir iş ya da durum dikkatsizliğe, önemsenmemeye gelmemek.
"Bu iş şaka götürmez beyler, dikkat edin!"