Deyimler
İletişim

"Ağız ağıza vermek" deyiminin anlamı nedir?

İki kişi birbirine pek yakın durarak gizlice konuşmaya dalmak.

Ağız ağıza vermek deyimine benzer deyimler

Adım başına

Birbirine çok yakın yerlerde, pek sık olarak.

Adım başına

Ağır top

Birbirine karşı olan iki topluluğun her birindeki en güçlü kişi.

Ağır top

Altını üstüne getirmek

Bir şeyi bulmak için aramadık yer bırakmamak.

"Evin altını üstüne getirdik ama tabancayı bulamadık."

Söz ve davranışlarıyla çevreyi birbirine düşürmek,...

Altını üstüne getirmek

Ara (aralarını) bozmak

İki kişi arasındaki iyi ilişkiyi, dostluğu, arkadaşlığı yıkmak.

"Kim ki ara bozar, o toplumun yüz karasıdır."

Ara (aralarını) bozmak

Araya girmek

İki kişinin arasındaki bir işe karışmak.

Araları bozuk olan iki kişiyi uzlaştırmaya çalışmak.

Yapılmakta olan bir işin yapılmasını geciktirmek.

"Araya başka...

Araya girmek

Arada kalmak

Anlaşamayan iki tarafı uzaklaştırmak için araya girildiğinde, iki yanı da hoşnut edemeyerek güç duruma düşmek.

Arada kalmak

Bir taşla iki kuş vurmak

Bir davranışla iki veya birden çok yararlı sonuç elde etmek, bir girişimle iki iş yapmak.

"Anladım amacını, bir taşla iki kuş vurmak."

Bir taşla iki kuş vurmak

Fiskos etmek

Birilerinin bulunduğu bir yerde birkaç kişi gizlice ve alçak sesle konuşmak.

"Utanmıyor musunuz bu kadar kişi içinde fiskos etmeye?"

Fiskos etmek

Kara çalı

İki kişi, iki dost arasına girerek arayı bozan kimse.

Kara çalı