Deyimler
İletişim

"Nefsini yenmek" deyiminin anlamı nedir?

Arzularının, ihtiraslarının önüne geçebilmek.

Nefsini yenmek deyimine benzer deyimler

Ateş bacayı sarmak

Bir iş ya da olay önüne geçilemez, tehlikeli bir durum almak.

"Ateş bacayı sarmadan çabuk gidelim buradan!"

Ateş bacayı sarmak

Ayağının altına almak

Acımasızca, tekmelerle kıyasıya dövmek.

Bir şeyi küçük görerek ondan faydalanma yoluna gitmemek, o şeyi tepmek.

"Önüne serilen bütün nimetleri ayağının altına...

Ayağının altına almak

Belâ aramak

Kavga çıkararak, önüne gelene çatarak ya da başka sebeplerle kendisi için tehlikeli bir durum oluşmasına yol açmak.

"Bırak sövmeyi, belâ mı arıyorsun başına?"

Belâ aramak

Boğazına dizilmek

Bir üzüntüden dolayı iştahı kesilmek, isteksiz ve zorla yemek.

"Annemin o hasta hâli gözümün önüne geldikçe lokmalar boğazıma diziliyor."

Boğazına dizilmek

Burun kıvırmak

Önem ve değer vermemek, küçümsemek, beğenmemek.

"Önüne konan yemeklere burun kıvırıp sofradan kalktı."

Burun kıvırmak

Çıkar yol

Çare, en tutarlı çözüm yolu.

"Sınıf geçebilmek için tek çıkar yol ders çalışmaktır."

Çıkar yol

Dolu dizgin

Son hızla (süvari ve at arabası için).

Önüne geçilemeyecek biçimde, çok fazla olarak.

"Kinlerimizi dolu dizgin salıverdik düşmanın üstüne."

Dolu dizgin

Gâvur inadı

Yok edilemeyen, önüne geçilemeyen, yumuşatılamayan inat.

"Adamın yine gâvur inadı tuttu, gelmem deyip duruyor."

Gâvur inadı

Kafa tutmak

Karşı gelmek, direnmek, boyun eğmemek.

"Her önüne gelene kafa tutmakla bir yere varacağını mı sanıyorsun?"

Kafa tutmak

Karşı çıkmak

Gelenleri karşılamak üzere yola ya da kapı önüne çıkmak.

İleri sürülen fikrin, tutulan yolun yanlış olduğunu söylemek.

"Her fikrime karşı çıkmak zorunda mısın?"

Karşı çıkmak

Önüne gelen

Olur olmaz kimse, herkes, karşısına çıkan.

"Önüne gelene sordu ama bulamadı."

Önüne gelen