Ayak altında kalmak
Hor görülüp aşağılanmak, değer verilmemek.
İnsanların sık gelip geçtiği yerde, kalabalık içinde kalmak.
"Seyyar satıcıların pek çoğu ayak altında kalınacak bir...
Tanınmak, ünü her yerde duyulmak.
Hor görülüp aşağılanmak, değer verilmemek.
İnsanların sık gelip geçtiği yerde, kalabalık içinde kalmak.
"Seyyar satıcıların pek çoğu ayak altında kalınacak bir...
Anlasa da anlamasa da karşısındakinin her sözünü uygun bulur görünmek.
"Her şeye baş sallayan insanlardan hiç hoşlanmam."
Önde görünmek, her şeyde söz sahibi olmak, her şeyi kendi düşüncesine uydurmak, hep dediğini yaptırmak çabası ve tutkusu.
"Benlik dâvası güden insanlar bir...
Birinin her istediğini, yinelemesine gerek olmadan yapmak; her dediğini hemen yerine getirmek.
Üzerine vazife olmadığı, gerekmediği hâlde her işe karışmak.
"Sen de her işe burnunu sokmaktan geri durmazsın!"
Bir yerde eğleşmez, her yere yetişir, her yerde hazır bulunur.
Bir yerde tedirginlik duymak, her an kalkmak durumunu belirtir olmak, huzursuz olmak.
"İnan, diken üstünde oturuyorum şurada."
Her yerde, pek çok kimse tarafından bahis konusu olmak.
"Ata sözleri dilden dile dolaşarak günümüze kadar geldi."
Bir kimsenin dedikodusunu yapmak, kötü tarafını her yerde söylemek.
Bir şeyi her fırsatta söyler olmak.
Hemen her işte parmağı vardır.
Her işten anlar, her işe karışır ya da her işten anladığı izlenimi verir.
Bir konuyu her fırsatta, her yerde ele alıp konuşmak, o konu ile uğraşmak.
Adı her yerde duyulmak, şöhreti herkesçe bilinir olmak.
"O cihana ün salmış bir güreşçidir."