Ağzı süt kokmak
Çok genç ve deneyimsiz olmak.
Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."
Her yerde, pek çok kimse tarafından bahis konusu olmak.
"Ata sözleri dilden dile dolaşarak günümüze kadar geldi."
Çok genç ve deneyimsiz olmak.
Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."
Bir işi başarmak uğrunda çok yorulmak, sonuca kadar çok zahmet çekmek.
"Seni buluncaya kadar akla karayı seçtim."
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Çok zengin, parası çok olan kimse.
"Adam altın babası, her istediğini kolayca yaptırıyor."
Aralarında her bakımdan çok büyük ayrımlar olmak, benzer yönleri pek az olmak.
Hor görülüp aşağılanmak, değer verilmemek.
İnsanların sık gelip geçtiği yerde, kalabalık içinde kalmak.
"Seyyar satıcıların pek çoğu ayak altında kalınacak bir...
Çok şey okumuş, her sorulana cevap veren, çok şey bilen, okudukları aklında kalmış kimse.
"Adam ayaklı kütüphaneydi sanki!"
Çok yaşlanmış olmak, yaşayacak çok az zamanı kalmış olmak.
"Dedemin bir ayağı çukurda, onu üzmeyin artık."
Yaşamak için çok şeye gerekseme duymamak, pek az şeyle yetinir olmak, kanaatkar olmak.
Bir şeyi çok yapa yapa usanmak, yorulmak, fenalık gelmek, bezmek.
Daha önce görülmeyen davranışlar içinde olmak, huyu değişmek.
Kazaya uğramış olmak.
"Gecikti,...
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Pek çok konuda bilgi sahibi olmak, içinde bulunduğu ortamın şartlarına göre her çeşit iş yapabilir olmak.