Deyimler
İletişim

"Lafa tutmak" deyiminin anlamı nedir?

Birini konuşarak, gereksiz meseleler anlatarak işinden alıkoymak.

"Onu biraz lafa tutup oyalamaya başladılar."

Lafa tutmak deyimine benzer deyimler

Arka çıkmak

Birilerine karşı, birini korumak; savunmak, kayırmak.

"Babası arka çıkmasaydı onu bir güzel dövecekti."

Arka çıkmak

Az buçuk

Bir parça, biraz, azdan biraz çok.

Az buçuk

Bağrına basmak

Kucaklamak, kolları ile sararak göğsüne yaslamak.

Birini gözetip kayırmak, koruyup yetiştirmek.

"Amcası, yeğenini bağrına basmakta geçikmedi.

Göğsü üzerine...

Bağrına basmak

Baş ağrıtmak

Yerli yersiz konuşarak, gereksiz sözler söyleyerek, çok konuşarak birisini rahatsız etmek.

"Baş ağrıtmakta üstüne yoktur senin."

Baş ağrıtmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Dağa kaldırmak

Herhangi bir sebepten ötürü birini zorla dağa veya ıssız bir yere götürüp orada alıkoymak.

"Eşkıyalar, karakol komutanının oğlunu dağa kaldırmışlar; ne...

Dağa kaldırmak

Karar kılmak

Dönüp dolaşıp o şeyin üstünde durmak, onu tercih etmek, birçok şeyi deneyip onu seçmek.

"Ben bu elbisede karar kıldım."

Karar kılmak

Karga tulumba etmek

Birkaç kişi, birini kollarından bacaklarından tutup havaya kaldırmak.

"Hep birlikte babalarını karga tulumba edip havuzun başına getirdiler."

Karga tulumba etmek

Şüphe kurdu

Kişinin içini kemiren, onu tedirgin eden kuşku.

"Onu arkadaşlarıyla birlikte gönderdim ama yine de içimi bir şüphe kurdu kemirip duruyor."

Şüphe kurdu

Vakit kazanmak

Karşı tarafı oyalayarak zamanı uzatmak.

Bir şeye ayrılan ya da harcanan zamanı uzatmak.

"Sen onu meşgul et ki hemen yola çıkmasın, bu sayede biz de biraz vakit...

Vakit kazanmak

Velveleye vermek

Gereksiz bir heyecana, telâşa düşürmek.

"Bir anda ortalığı velveleye verdiler; bağırmaya, sağa sola koşmaya başladılar."

Velveleye vermek

Yerinde saymak

Yürür gibi yaparak hep aynı yerde ayaklarının birini kaldırıp birini basmak.

Hiç gelişme, ilerleme gösterememek.

"Okullar neredeyse kapanacak ama bizim çocuk...

Yerinde saymak