Deyimler
İletişim

"Karga tulumba etmek" deyiminin anlamı nedir?

Birkaç kişi, birini kollarından bacaklarından tutup havaya kaldırmak.

"Hep birlikte babalarını karga tulumba edip havuzun başına getirdiler."

Karga tulumba etmek deyimine benzer deyimler

Açık oturum

Bir konunun herkesçe izlenebilecek biçimde birkaç kişi arasında tartışıldığı toplantı.

Açık oturum

Ahret adamı

Dünya işlerinden el çekip hep ibadetle vakit geçiren kişi.

Ahret adamı

Allem etmek, kallem etmek

İstediğini elde etmek için her türlü kurnazlığa başvurmak.

"Namussuzlar allem edip kallem edip yaşlı adamın evini elinden aldılar."

Allem etmek, kallem etmek

Altı okka etmek (Birini)

Birkaç kimse, bir kişiyi kollarından, bacaklarından tutup yukarı kaldırmak.

Altı okka etmek (Birini)

Anca beraber, kanca beraber

Birbirimizden ayrılmayacağız, işler iyi de gitse, kötü de gitse hep birlikte yapacağız, beraberliği bozmayacağız.

"Bu toprağı yalnız ben mi atacağım, hayır...

Anca beraber, kanca beraber

Bağrına basmak

Kucaklamak, kolları ile sararak göğsüne yaslamak.

Birini gözetip kayırmak, koruyup yetiştirmek.

"Amcası, yeğenini bağrına basmakta geçikmedi.

Göğsü üzerine...

Bağrına basmak

Baş başa (kafa kafaya) vermek

Birbirinin düşüncesinden yararlanmak üzere birkaç kişi toplanıp bir konuyu görüşmek, bir konuda dertleşmek.

"Bu sorunu ancak baş başa vermekle çözebiliriz."

Baş başa (kafa kafaya) vermek

Başına çökmek

İştahla sofraya oturmak.

Bir işi çabuk bitirmek üzere oturup ele almak.

Birini altına alıp dövmek.

"Birkaç kişi utanmadan zavallı adamın başına çöktüler."

Başına çökmek

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Bin dereden su getirmek

Birini kandırmak için dil dökmek, birçok sebep ileri sürmek, aldatıcı sözler sarf etmek.

"O evi almamam için bin dereden su getirdiler."

Bin dereden su getirmek

Fiskos etmek

Birilerinin bulunduğu bir yerde birkaç kişi gizlice ve alçak sesle konuşmak.

"Utanmıyor musunuz bu kadar kişi içinde fiskos etmeye?"

Fiskos etmek

Yerinde saymak

Yürür gibi yaparak hep aynı yerde ayaklarının birini kaldırıp birini basmak.

Hiç gelişme, ilerleme gösterememek.

"Okullar neredeyse kapanacak ama bizim çocuk...

Yerinde saymak