Adam (insan) sarrafı
İnsanların iyisini, kötüsünü iyi seçen kimse.
İslâm dinine göre, insanların birbirleri üzerindeki hakları.
"Öte dünyaya kul hakkıyla gitmem inşallah."
İnsanların iyisini, kötüsünü iyi seçen kimse.
Bir kimseyi konuşturarak belli bir konu üzerindeki düşüncesini öğrenmeye çalışmak.
Bir işin kendine özgü bir düşünce ve tutuma göre yürütülmesini istemek.
Ödevini yapamadığından kendisine karşı sorumlu olan kimseden öbür dünyada hesap sormak.
Haksızlığa uğrayışını bu dünyada önleyip hakkını alamayanın, öte...
Uygun bulduğu bir düşünce kafasına yerleşmek.
"Onun sana söyledikleri aklına yer eder inşallah."
Anlayışına, düşünüşüne göre, sözde, aklınca.
İyi sonuç alınacağı umularak bu işe girişildi. İnşallah başarı elde edilir.
İnşallah, dileriz ki…
Daha çok giyim için
"altı, üstüne; bir parçası öbür parçasına uymaz.
" anlamında kullanılır.
"Çabuk çıkar şu üzerindeki altı kaval üstü şeşhane elbiseyi, yoksa...
İsteğine uygun olarak, dilediğine göre.
"Allah gönlüne göre verir inşallah."
Apaçık şekilde, herkesin gözü önünde.
"Göz göre göre yaktılar zavallının evini."
Ahiret, insanların öldükten sonra gidecekleri ve ebedî olarak kalacakları âlem.
"Öteki dünyada inşallah yüzümüz güler."